Sanat uzmanı olalım
Neo-klasik Dönem (1700 – 1800 arası)
Siyasal çalkantılara sahne olan 18’inci yüzyılda sanat anlayışı Neo-klasik döneme girer, eski Yunan ve Roma modaları tekrar canlanır, Barok’un umutsuz duyguları dışa vuran stiline karşılık biraz daha sert ve iddialı bir tavır sergiler. Fransız Devrimi’nin de etkisiyle resimlerde kahramanlık, cesaret, vatan sevgisi, fedakarlık gibi milliyetçi duygular alabildiğine ön plana çıkar, tarihsel mevzular tekrar rağbet görür ve cüppeler yeniden moda olur. İsim verin derseniz Jacques-Louis David, Ingres ve Poussin diyeceğiz.
O olduğunu nasıl anlarız: Zırhlar, mızraklar ve bol bol sandalet.
Bingo: “Kompozisyonun detayları, kostümlerin dokunulabilirliği, mimiklerin gerçekliği doğrusu beni çok şaşırtıyor.”
Korkutucu olmaya başladınız!
Realizm (1800 – 1880 arası)
Realizm (yani gerçekçilik), Gustave Courbet tarafından başlatılan bir harekettir ve bahsi geçen realizm, resimlerin tarzlarını değil, konularını ilgilendirmektedir. Realistler, idealize edilmiş ya da hayali şeyler çizen ressamlara tepki olarak sadece gördüklerini çizmişlerdir. Kendilerinden hiçbir şey katmamışlar, gördükleri şeyi bütün çirkinliği ve korkunçluğu ile yansıtmışlardır. Tabii ki bunu doğallık adına değil, yoksul insanların yaşantısını, siyasetçilerin ikiyüzlülüğünü, adalet örgütünün acımasızlığını, işsiz halkın oradan oraya savruluşunu ifade etmek, sistemi eleştirmek için yapmışlardır.
O olduğunu nasıl anlarız: Tablonun üzerinde “Courbet” yazan kocaman kırmızı bir imza varsa buldunuz demektir.
Bingo: “Yaşadığımız dünyanın gerçekleriyle böylesine yüzleşiyor olmak, tüylerimi diken diken ediyor.”
Hadi ordan sen de :)














