İşte Genç! Türkiye İş Bankası - Türkiye'nin Bankası
müzik sinema oyun spor teknoloji yaşam kitap kültür sanat bankanız
Üye Girişi Üye Girişi
Yeni Üye Yeni Üye
Mesaj Kutusu Mesaj Kutusu
Yardım Yardım
bir de bunlar var
Tüm Yazılar
Arşiv
Üye Görüşleri
Kim Online? Kim Online?
böcek34
Ebristan
inmemoriales
xox932
one-men
fore__ver_love
Bi Bakip Cikica
sponsor
sansational
iCe_PriNceSs
»
kültür sanat

Pop: Sanat mı, hayat mı?

Pop: Sanat mı, hayat mı?Günümüzde tekrar canlanan ve giysilerimizden müzik zevkimize kadar hemen her şeyimizi etkisi altına alan ‘pop ateşi’, hayatımıza aslında, inanmayacaksınız ama, bir sanat akımı olarak girdi. “Her şey güzeldir, pop her şeydir,” demiş pop sanatının öncüsü Andy Warhol. Neyin güzel olduğu herkese göre değişir, ama bize sorarsanız, ‘pop art’, sırf asi tavrı ve hayatımıza kattığı çizgi roman kareleri için bile övgüyü hak ediyor. Gelin bir de işin tarihine bakalım.

20. yüzyılın en sıra dışı sanat hareketi kübizm ve pop art’tı; her ikisi de dönemlerinin kabul gören ve gün geçtikçe rutinleşen sanat akımlarına karşı oluşmuş olan isyanın meyveleriydi. Kübizm, ekspresyonistlerin fazla uysal ve teslimiyetçi olduklarını söyleyerek ortaya çıkmış, pop art ise soyut sanatın yapmacıklıktan yıkıldığını iddia ederek patlamıştı, aynen verdiği ses gibi: Pop! Bu, bazılarına göre ‘popüler’ kelimesinin özeti iken, bazıları için patlayan bir şampanyanın çıkardığı sesi ifade ediyordu. Çok da yanlış bir tanımlama değil aslına bakarsanız, ama o dönemde çıkardığı gürültüyü göz önüne aldığınızda şampanya bile hafif kalır.

Pop: Sanat mı, hayat mı? Pop art’ın hikayesi 1956’da İngiltere’de başlar: Dönemin çılgın sanatçılarından Richard Hamilton, bilmecemsi, karmaşık, acayip bir kolaj yapar ve adını da “Just what is that makes today’s homes so different, so appealing?” (Günümüz evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?) koyar. Tablodaki her şey son derece alaycı ve ironiktir; modern dünyayı simgeleyen garip eşyalarla dolu bir salonun ortasında kas manyağı olmuş bir adam durmaktadır, elinde muhtemelen halter niyetine taşıdığı dev bir topitop vardır, kanepede ise kafasına abajur geçirmiş çıplak bir arka sayfa güzeli sakin sakin hayallere dalmıştır. O dönem için son derece aykırı bir çalışmadır bu; pek çok insan nefesini tutar ve merakla neler olacağını beklemeye başlar.

Pop: Sanat mı, hayat mı?Beklenen patlama 60’larda Amerika’dan gelir. O günlerde pek popüler olan sadelik kumkuması minimalizm, böyle renkli ve canlı bir akımın karşısında fazla bir şey yapamaz tabii ki, kaderine küsüp kenara çekilir. Pop art’ın tartışmasız lideri Andy Warhol ve Roy Lichtenstein, Claes Oldenbourg, Keith Haring gibi diğer pop art duayenleri, akademik sanatın gelenekleriyle hemen hemen tüm bağları koparırlar ve soyuta da sırtlarını dönerek halka gerçeği olduğu gibi sunarlar. New York dev bir atölyeden farksızdır artık, şehirle birlikte ona bağlı tüm değerler de sanatın içindedir. Araba ilahlaşmış, cinsellik alenileşmiş, konserveler, pizzalar, patlamış mısırlar ikonlaşmış, sinema ise düşler ve yıldızlar üretmeye yarayan mükemmel bir makine olmuştur. Çizgi roman başta olmak üzere, medya ve sinema pop artçılar için önemli bir esin kaynağı haline gelmiştir. Kendini kabul ettiren şey sıradan bir sanat akımı değil, tam anlamıyla bir ‘hayat tarzı’dır.

Sonraki | »

1 | 2

Sayfayı paylaş  |   Google  Del.icio.us  Facebook  Digg  StumbleUpon  Mixx

Başlangıç Sayfam Yap Favorilerime Ekle Sayfayı Arkadaşım da Görsün Kullanım Şartları Biz Buradayız
© 2002 Türkiye İş Bankası | Yasal Uyarı