Kızıl İpucu
İş Bankası Kültür Yayınları’nın geçtiğimiz yaz piyasaya çıkardığı bir kitaba dikkatinizi çekmek istiyoruz: Kızıl İpucu. Polisiye edebiyat açısından çok önemli bir yere sahip olan kitabın özelliği, Sherlock Holmes’un yazarı Sir Arthur Conan Doyle’a ait olması. 1887’de yazılan eser, ilk Sherlock Holmes kitabı olarak edebiyat tarihindeki yerini almış durumda.
Türkçeye İpek Babacan tarafından çevrilen 215 sayfalık “Kızıl İpucu”nun orijinal ismi “A Study in Scarlet”. O güne kadar görülmüş olan dedektiflerden çok farklı ve kendine özgü bir profil çizen Sherlock Holmes, bu kitapla okuyucuları şaşırtmış ve kitap büyük ilgi çekmişti. Holmes’un olayları çözme tekniği ve tarzı o güne kadar görülenlere kıyasla çok daha farklıydı. Holmes, suçluların arkalarında bıraktıkları izleri bilimsel verileri kullanarak inceliyor, bunu da üstün gözlem yeteneğiyle birleştirerek âdeta suçlunun gözünün içine bakarak olayı çözmüş izlenimini veriyordu.
”Kızıl İpucu”nda, Sherlock Holmes yeni ev arkadaşı Dr. Watson’a, bir cinayet davası üzerinde birlikte çalışmalarını teklif eder. Vakanın geçmişi yüklüdür ve heyecan dolu olaylar iki kıtada birden cereyan eder. Öykünün ilk yarısı İngiltere’de, ikinci yarısı Amerika’da geçer. Elbette bu zorluklar Holmes’un gözünü korkutamaz. Dr. Watson’ın tetiklemesi ve zekâsını kullanmaya zorlamasıyla harekete geçer. İkisi, kendilerini maceranın içinde bulurlar ama tabii ki en sonunda olayı çözerler.
Conan Doyle, bu romanı 27 yaşındayken yazmış. İngiltere’nin güneyinde doktorluk yaparken aynı zamanda da edebiyat dergilerinde yazılarını yayımlatmaktaymış. Bu hikâyeye ilk verdiği isim “Karmaşık İşler” olarak çevrilebilecek “A Tangled Skein” imiş. Kitabın illüstrasyon çalışmalarını, babası Charles Doyle üstlenmiş. Kitabın Amerika’daki ilk baskısı ise 1890’da yapılmış ve çok büyük ilgi görmüş.
Kızıl İpucu, aklını çalıştırmayı seven okuyucuya zaman zaman ipuçları sunan, olayı çözme yolunda adımlar atmasını sağlayan bir yapıya sahip değil. Bu özelliğiyle de dedektiflik romanları arasında kendine has bir yere sahip. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın olayı çözemiyorsunuz. Tabii ki bu insanı hırslandırıyor ve “hayır efendim, ben çözerim” hissini güçlendiriyor. Bu arada, çözebilenler olursa yorumlara yazsınlar da bilelim ama lütfen dikkat, ne olduğunu açık etmeyin. Katil uşak çıkmayacak, orası kesin tabii. Ne de olsa karşımızdaki Sir Arthur Conan Doyle.
Bu kadar ilgi çeken bir kitabın uyarlamalarının olması da normal tabii. Özellikle Holmes ve Watson’ın arkadaşlığının öne çıkarıldığı ilk bölüm sık sık kullanılmış. Zaten radyo ve televizyon uyarlamalarında kitabın tümü değil, parça parça ele alındığı görülüyor. Bir de film uyarlaması var. Keyifli okumalar!














