İşte Genç! Türkiye İş Bankası - Türkiye'nin Bankası
müzik sinema oyun spor teknoloji yaşam kitap kültür sanat bankanız
Üye Girişi Üye Girişi
Yeni Üye Yeni Üye
Mesaj Kutusu Mesaj Kutusu
Yardım Yardım
bir de bunlar var
Tüm Yazılar
Arşiv
Üye Görüşleri
kitap

Seveni de çok sevmeyeni de: Jane Austen

Seveni de çok sevmeyeni de: Jane Austen“Sense and Sensibility” ve “Emma” filmlerini izlediniz mi? En azından isimlerini duymuşsunuzdur. “Pride and Prejudice” isimli romanı da aynı şekilde filme aktarılmıştır. Olaya sinemadan girmemizin nedeni şu; bu kitapların yaratıcısı İngiliz yazar Jane Austen’i konu alan “Becoming Jane” isimli bir film vizyona girdi bu aralar. Biz de bazıları tarafından çok sevilen, kimilerince de pembe dizi romanlarına benzeyen kitaplar yazmakla suçlanan Austen’i tanıtalım dedik.

Jane Austen, dili sade ve modern bir şekilde kullandığı, öne çıkan kadın karakterlere başrolde yer verdiği romanlarıyla 19. yüzyılın en çok parlayan yazarlarından biri oldu. 1775 yılının sonunda İngiltere’nin Hampshire şehrinde doğan Austen, papaz bir babanın, dolayısıyla dindar bir ailenin çocuğuydu. Kalabalık bir ailesi ve çok sayıda kardeşi vardı ancak bunlardan sadece bir tanesi kızdı ve Austen’in kız kardeşi ile ilişkisi hayatını derinden etkilemişti.

Henüz çocukken yazmaya başlayan Austen’in yazılarının konusunu günlük hayatın gel gitleri oluşturuyordu. Yaşadığı ortamda karşılaştığı olayları ironik bir dille anlatan genç Austen’in ilk okuyucuları aile fertleriydi. Tutucu olmalarına karşın kızlarının eğitim hayatına önem veren ebeveynleri sayesinde okuma şansı bulan Austen, çevresindeki diğer genç kızların pek çoğundan daha kültürlüydü. Bunun da katkısıyla yazma işini ilerletti ve nihayet bunu meslek olarak yapabileceğine karar verdi. Yine ailesinin tüm desteği arkasındaydı.

Seveni de çok sevmeyeni de: Jane Austen1800’lerin başında ailesi ile birlikte İngiltere’nin Bath bölgesine taşınan Austen, profesyonel anlamda yazarlık yapmaya da burada başladı. Babasının ölümünün ardından birkaç kez yer değiştirmek zorunda kalsalar da burası Jane Austen’i oldukça etkilemişti. Yine de ağabeyleri sayesinde annesi ve kızkardeşiyle birlikte rahat bir hayat yaşama ve iyi bir ortamda yazma şansı buldu. Sosyal bir yapısı da olduğu için çevresindekilerle rahatça kaynaşıyor ve romanları için bu insanlardan ilham alıyordu.

O dönemde genç kızlara, soylu ailelerin oğulları ile evlenmeleri konusunda aileleri tarafından büyük bir baskı uygulanıyordu. Buna çevresinde sıkça tanık olan Austen, bu konuya eserlerinde sık sık yer vermiştir. İşte bu sebeple sadece basit aşk romanları yazmakla suçlar kimileri onu. Oysa Austen, işin bu tarafıyla ince ince dalga geçerken dönemin toplumsal yaklaşımlarını, insanlar arası ilişkileri, sosyal konuları zamanının ilerisinde bir dille anlatan romanlarıyla edebiyat dünyasının çığır açan isimlerinden biridir. Yalın ve ilerici bir yaklaşımla kullandığı dili sayesinde romanları bugün de rahatlıkla okunur ve sevilir. Austen’in en büyük gücü de aslında budur ve kitaplarını tek nefeste okuyacağınıza kendimizden bildiğimiz için garanti verebiliriz.

Sonraki | »

1 | 2

Sayfayı paylaş  |   Google  Del.icio.us  Facebook  Digg  StumbleUpon  Mixx

Başlangıç Sayfam Yap Favorilerime Ekle Sayfayı Arkadaşım da Görsün Kullanım Şartları Biz Buradayız
© 2002 Türkiye İş Bankası | Yasal Uyarı