İlham verici bir kalem...
1946 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan yazar açıklanırken, ödül gerekçesinde şöyle deniyordu: “Klasik insanlık ideallerini ve tarzlarını yüksek kaliteyle örnekleyen, cüretkâr ve içe işler şekilde büyüyen ilham verici kalemi yüzünden…” Herman Hesse, bugün hâlâ insanı ve hallerini en iyi anlatan yazarlar arasında üst sıralardaki yerini koruyor…
1877’de Almanya’nın Calw şehrinde doğan Hesse, burada bir yayınevinin sahiplerinden olan babası sayesinde çok küçük yaşta kitapların büyülü dünyasıyla tanıştı. “Kara Ormanlar” bölgesindeki Calw’da doğayla iç içe bir çocukluk geçiren Hesse, daha sonra kitaplarında sıkça kullanacağı doğa betimlemelerini usul usul kafasına kazıyordu. Hesse henüz 4 yaşındayken İsviçre’nin Basel şehrine taşınan aile, burada altı sene kalıp İsviçre vatandaşlığı da kazandıktan sonra Calw’a geri döndü. İsyankar kişiliği yüzünden gittiği okullarda “sorun çıkaran çocuk” olarak görülen Hesse, ailesiyle de problemler yaşamaya başladı. Henüz 15 yaşındayken intihara teşebbüs eden genç, ailesi tarafından ruhsal sorunlarla ilgilenen özel bir kuruma yatırılarak tedavi altına alındı. Bir süre burada kaldıktan sonra liseye devam etmeye karar veren Hesse, sınavı kazanmasına rağmen okula gitmeyerek çalışma hayatına atıldı. Kısa süren kitapçıda çalışma macerasının ardından bir buçuk sene kadar kuleler için saat imal eden bir fabrikada çalışan genç adam hayata tutunmasının tek yolunun yazmak olduğunu anlamaya başlamıştı.
1895 yılında yine bir kitapçıda çalışmaya başlayan Hesse günlerini kitaplar arasında geçirmeye devam etti. Bir yandan da yazmaya başlayan gencin ilk şiiri 1896’da Viyana’da yayımlanan bir dergide çıktıktan sonra 1898’de ilk şiir kitabı yayımlandı. Çok çok az satan bu şiir kitabından sonra 1899’da bu kez “Gece Yarısından Sonra Bir Saat” (Eine Stunde hinter Mitternacht) adıyla bir kitap yayımlayan Hesse için durum hiç parlak değildi. Kitapları satmayan genç adam yine de yazmaya devam etti. Basel’e yerleşerek burada entelektüel çevrelerle bir araya gelip, kendini geliştirmeye devam etti.
Bir başka kitabevinde/sahafta çalışmaya başlayan genç adamın “Lauscher” adlı kitabı 1902’de yayımlandı. Edebiyat dünyasında yavaş yavaş fark edilip “Peter Camenzind” kitabını yayımlamasıyla artık hayatını sadece yazar olarak devam ettirmeye karar verdi. 1906’da gençlik günlerindeki çalışma hayatından da esinlenerek yazdığı “Çarklar Arasında”, 1910’da ise “Gertrud” yayımlandı.
Uzun zamandır Budizmle ilgilenen Hesse, metafiziğe duyduğu ilgiyi eserlerine yansıtmanın yollarını ararken Sri Lanka ve Endonezya’ya uzun süreli bir seyahat yaptı. Bu seyahatin yansımaları “Hindistan’dan” ve “Rosshalde” gibi eserlerine yansımış olsa da ruhani arayışı devam ediyordu.
Sonraki | »
1 | 2














