Bloodlines; ölümsüzlüğe hoş geldiniz
Bloodlines, günümüz Los Angeles'ında geçiyor. Angel'ın evi yani. Epey karizmatik vampir Jack tarafından verilen vampirliğe giriş kursunu geçtikten sonra LA'in dört büyük kısmından biri olan Santa Monica'da, Prens'in verdiği düşük seviye görevlerle kariyerinize başlıyorsunuz. Bir vampir olarak yaşayabilmek için dikkat etmeniz gerekenleri iyice kavramanız gerek; bu sadece sizin bütün gece ayakta kalmanız için değil, aldığınız yaraların iyileşmesi için de önemli.
Bir vampir olarak kendinize yiyecek, daha doğrusu içecek bulmanız gerektiği muhakkak; ama gidip birinin boynuna yapışmayı da aklınızdan geçirmeyin, bütün vampirlerin uymak zorunda olduğu yasalara göre kendinizi ölümlülerden saklamalısınız. Bu yasayı beş kere çiğnerseniz Prens işinizi bitiriyor; oyunun sonu.
Üstelik her önünüze gelenin boynuna yapışmak, insani yönünüzü gittikçe köreltiyor. Eğer insani yönünüzü iyice yok ederseniz şiddete ihtiyaç duyan kontrolsüz bir yaratık haline geliyorsunuz. Bu, vampirlerin yer altında kalması amacına aykırı, dolayısıyla size verilen 10 "insanlık puanını" korumanız gerek. Bu puanlar azaldıkça daha fazla şiddete başvurmaya başlıyorsunuz, bu sizi gittikçe güçlendiriyor ancak vampir birliğinin de geleceğini tehdit ediyor. Bu şekilde çıldırmaya sadece beş kere izin verildiğini unutmayın.
Diğer role-playing'lerdeki gibi bir ana görev ve karakterinizi zenginleştiren yan görevler yok, Prens'in verdiği gittikçe büyüyen görevleri ana görevler olarak düşünebiliriz. Ayrıca Mercurio adlı biriyle kontak kuruyorsunuz, kendisi size Camarilla'nın aktif bir üyesi haline gelmeniz konusunda yardımcı oluyor.
Camarilla, dünyadaki vampirlerin büyük çoğunluğunu kontrol eden gizli bir grup. Buradan itibaren kendinizi nefret, sevgi, komplolar, intikam ve her türlü vampirsel mambo jambolardan oluşan bir sürü minik hikayeciğin arasında kaybolup saatleri eritirken buluyorsunuz.
Hikaye entrikadan geçilmiyor, bir anda kendinizi Camarilla, Sabbat, Anarch'ın en üstün vampir ihtilafı olmak için giriştikleri savaşın içinde buluyorsunuz. İşin eğlenceli kısmı ise hangi grupla güçlerinizi birleştireceğinizi seçmek. Yani oyun boyunca sokaklarda, tekinsiz evlerde, yer altında, gotik mekanlarda gezindiğiz, bilgisayar hack edip bilgi topladığınız, kapıları açmaya çalıştığınız kadar politika ile de muhatap kalmak durumundasınız.
Oyun, nihai sona erene kadar birçok yan hikayeyle destekleniyor, oyun boyunca seçtiğiniz yollar sizi dört farklı sona götürebiliyor. Bu da ulaştığınız sonu beğenmezseniz geri dönüp farklı bir noktadan devam ederek farklı bir sona ulaşabilmenizi sağlıyor. Bu demektir ki oyunu tekrar tekrar oynayabileceksiniz. Bu da demektir ki birkaç gününüz bilgisayar başında geçecek.
Sonraki »














