Dr. Parnassus’un laneti
Bir film için, çekimleri sırasında başrolünün ölmesi kadar trajik ne olabilir? Peki Heath Ledger’ın son filmi “The Imaginarium Of Doctor Parnassus”, Ledger’ın zamansız ölümünü kendi lehine çevirmeyi nasıl başarıyor?
Bir tiyatro kumpanyası sahibi olan Dr. Parnassus, insanların düş gücünü etkileme gücüne sahiptir. Yani seyircilerini gerçekten de “başka alemlere” götürür. Bunun yanı sıra Dr. Parnassus 1000 yaşında ve de ölümsüzdür. Bir ölümlüye aşık olunca şeytanla anlaşma yapar, ölümsüzlüğü gençlik ile takas eder, karşılığında da doğacak her çocuğunu 16 yaşına geldiğinde şeytana hediye etme sözü verir. Kızı 16 yaşı geldiğinde de, anlaşmayı bozmak için şeytanla önce kimin 5 kişinin kafasını çeleceği konusunda yeni bir anlaşma yapar.
“The Dark Knight”ın Joker’i Heath Ledger şöhretinin tadını çıkarmaya yeni başlarken, 28 yaşında öldü. Bu, “Dr. Parnassus” için hem lütuf hem de talihsizlik. Filmin yönetmeni Terry Gilliam, hikayeye hayal sahneleri ekleyip Ledger’ın eksikliğini Johnny Depp, Jude Law ve Colin Farrell ile doldurdu.
“The Imaginarium of Dr.Parnassus”; bize“12 Maymun”, “Balıkçı Kral” gibi önemli filmler kazandıran Gilliam’ın en yaratıcı işi olarak anılabilecekken, sadece Ledger’ın son filmi olarak anılacak. Talihsizliği düşünün bir!
Ledger, “The Dark Knight” ve “Brokeback Mountain”dan sonra hayatının oyununu oynamıyor, hatta Ledger, biraz fazla korsan Jack Sparrow izlemiş bile olabilir. Film ise, bazen deliliği ile raydan çıkıp kontrolü kaybediyor hissi verse de, Fantastik film severler için kaçırılmayacak türden.














